ÖDÜL KONUŞMASI NASIL YAPILIR?
Bir yazarın büyüklüğü, riski göze alması ve bir sözü her yerde söyleyebilme yeteneği ve kararlığıyla doğru orantılı olsa gerek. Bunu usta yazar Yaşar Kemal’in cumhurbaşkanlığı kültür sanat büyük ödülü’nü alırken yaptığı konuşmada daha bariz bir şekilde gördük. Bu ve benzeri bir konuşmaya Kemal’i bir nebze de olsa takip eden kişiler aşinadır. İlk başta bir fırtına koparma potansiyelini içinde barındıran bu konuşma üzerine çok şey yazıp çizilecek diye bekledik. Ama bir iki gazetenin sonraki günkü sayılarına manşet olmaktan öteye gidemedi. Konuşmanın metnini bir yerlerden bulup okuyabilirsiniz ama konuşmada benim üzerinde durmak istediğim özellikle bir cümle var: “Ben hiçbir zaman karamsar olmadım. Beni okuyanlar da karamsar olmasınlar.”
Bahsettiğimiz Yaşar Kemal, seksen iki yaşında ve vakt-i zamanında evi basılmış roman nüshaları elinden alınmış, cezaevlerine girmiş, düşüncelerinden dolayı bazı çevrelerin tepkisini çekmiş ve bütün bunlara rağmen karamsar olmadığından bahseden biri. Kimilerine fazla iyi niyetli bir cümle gibi gelebilir. Belki de gerçekleşmesini istediği hayallerinin ve özlemini çektiği ülkenin sahip olması gereken özellikleriydi bunlar. Her ne amaçla söylenmiş olursa olsun ama şu an içinde bulunduğumuz süreçte gençlerin içinde bulunduğu umutsuzluk, ümitsizlik ve karamsarlık kuyusunda olma durumu göz ününe alındığında çok anlamlı hale gelen sözler bunlar. Bu sitenin de gerçekleşmesini istediği ve kendisine hedef diye belirlediği şey de gecenin en karanlık kısmının güneşin doğmasına yakın olan zaman olduğunu ısrarla hatırlatmak istemesi olsa gerek. Karşımızda ısrarla ayakta durmaya çalışan(gerçi ödül konuşmasını oturarak yaptı ama) ve umut aşılayan örnekler var. Ah bir görebilsek
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder